Yorgunum, İstediğim öyle kuş tüyü yorganlar değil ha! Bir döşek olsa da yeter… Şöyle kıvrılır yatarım, Üzerime kıldan bir örtü Saklanırım kılların altında Hayattaki bütün kıllıklara inat… Yorgunum, Yaşanmamışların peşinden koşamayacak kadar, İstediğim...
Hava o kadar sıcaktı ki soluk almak bile zorlaşıyordu, kasabanın yaşlıları, bu dayanılmaz sıcağın fırtına habercisi olduğunu tecrübelerine dayanarak biliyorlardı. Fırtına O kasabada sık görülmezdi...
Sen gül, sen gül ki etrafındaki hüzün bulutları dağılsın, rüzgarlar üşütemesin seni, baktığın yerlerde ağaçlar yeşersin, bastığın yerlerde çiçekler açsın. bir bakışınla dünya gökkuşağının o engin renklerine bulansın.. Sen gül, sen gül...